Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu

image

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) günümüzde çok sık karşılaşılan yaşam boyu devam etme olasılığı olan bir bozukluktur. Her yaş döneminde farklı bir yüzle ve yeni sorunlarla kendini gösterir.

Özellikle ailelerin çocuklarına bu tanı konulduktan sonra kafalarında oluşan sorulara cevap niteliğinde olan ve  mesleğe yeni başlayan kişiler için de rehber özelliği taşıyan bu kitabın bu konuda çalışmak isteyenler ve aileler tarafından mutlaka okunması gerekiyor bence.

Devamını oku →

Var Olmak

image

Bazı kitaplar vardır, size hayatın şifresini çözüyormuşsunuz gibi hissettirir. İşte bu öyle bir kitap! Bambaşka bir bakış açısı. İnsan olmanın ‘üç’leri yazılı bu kitapta! Okurken hissedeceksiniz, ruhunuzun sakinleştiğini. 🙂

Kitaptan benim en sevdiğim söz:

“Üç hâkimin hükmünde hata aranmaz: Kalbin, kaderin, ölümün.”

Zamansızlığı, beklentileri,duyguları, insan olmayı en güzel açıklayan, bana başka hissettiren söz bu oldu.  Bakalım siz en çok hangisini beğeneceksiniz? 🙂

Devamını oku →

Başka Hissetmek

İnsan; bazen, bazı meselelere anlam veremez. Çok mantıklı gelse dahi yapacağımız şeyleri yapamadığımız olur. Ya da hiç yapmayacağımız bir şeyi bir anda yaptığımız…

‘Neden şimdi böyle oldularımız’ olur.

Bir şey bizi durdurur ya da tam tersi. Canımız istemez, zaman bulamayız, erteleriz ya da bir anda her şeyi bir köşeye iter sadece ona odaklanırız.

“Başka Hissederiz.”

Böyle zamanlarda bir korku sarar benliğimizi. Belirsizlik korkutur. Mantıklı bir sebep sunamamak, doğruyu yapma endişesi…

Devamını oku →

5 Sevgi Dili

image

Daha çok evli çiftler için yazılmış gibi dursa da herkesin okuması gereken türden bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Gary Champman bu kitabında insanların sevgiyi farklı şekillerde ifade ettiğinden ve algıladığından bahsediyor. Bunları da Beş Sevgi Dili olarak tanımlıyor.

*Nitelikli Beraberlik

*Onay Sözleri

*Armağanlar

*Hizmet Davranışları

*Fiziksel Temas

Bu kitapta ben kendimi, ailemi, sevdiğim kişileri gördüm. Bana saçma gelen bir çok davranışın aslında onlar için ne kadar mantıklı olduğunu anladım.

Okuduktan sonra gerçekten bakış açınızda bir değişim yaratacak ve iletişiminizi kuvvetlendirecek bir kitap. Ama sanırım ilk önce kendi sevgi dilinizi bulmak için okumalısınız.

Peki sizin sevgi diliniz hangisi? 😉

Selin Tutku♥

Her şey bir araya gelir ve sonra tekrar dağılır. İşte bu kadar basit.!

Herkesin başucu kitaplarının olması gerektiğine inanırım. Her kitap güzeldir de bazıları başucunda olmalıdır. Özeldir. Sığınırsın onlara. Rastgele bir sayfasını açar, okur, düşünür rahatlarsın. Hayır, hayır o meşhur secret değil kastettiğim! Herkes için ayrıdır o özel kitaplar. Okurken hissettirir kendini…

İşte benim başucumdaki özel kitaplarımdan birisi  Judith Malika Liberman’dan “Masal Terapi”. Öyle güzel bir kitap ki her masalında,  her okuyuşumda farklı şeyler keşfediyorum. Mesela az önce uzun zamandır yapmadığımı farkettim ve bir sayfa açtım rastgele. Masalın ismi “Şeytanın Doğuşu”.

Devamını oku →

İsmi gibiymiş.. Bağmış.. Bağ Sokağıymış..

Burası benim için özel bir yer. İsmi Bağ Sokağı.

İstanbul’da yaşamaya başladığım ilk zamanlar, Bebek sahiline tek başıma metroyla gitmeye çalışırken keşfettim burayı!
Yolda sahile ulaşma heyecanıyla yürürken bu sokağı gördüğüm an merdivenlerin başında durdum. Büyülenmiş gibi durdum sadece ve hiç düşünmeden hemen telefonu çıkarıp şak, fotoğrafını çektim.
Gördüğünüz fotoğraf yeşil güzel bir manzara değil sadece. Çektiğim fotoğraf sadece hoş bir yerin fotoğrafı değil. O anki mutluluğumun resmini çektim ben. Bakıp bakıp o günkü hislerimi tekrar tekrar hatırlayayım diye… Zaten fotoğrafların amacı bu değil midir? Her bakışınızda o ana gidebilmek…

Devamını oku →

Akıp Gitsek Ya

Hepimiz, kendi hayatlarımızda planlar yapıyoruz. Plan yapmak güzel de kabul edelim biz bu olayı biraz abartıyoruz. Yaptığımız şeylerin, bir sonrakilere yön verdiğini düşünüyoruz. Bir de üstüne üstlük tüm bu kurduğumuz planlar bizim düşündüğümüz şekilde olacakmış gibi garip bir beklenti içine giriyoruz.
Sonra mı?
Sonra hayat bir şekilde ,hiç beklemediğimiz bir anda alay eder gibi göz kırpıyor bize. “Napıyorsun sen? Ben varım. Kader var! “diyor.
Ve bizler o an birer mutsuzluk abidesi olarak hayat dursun, biz de öyle kalalım istiyoruz.
Hayatın bizden daha büyük olduğunu anlamamız için illa çok uzun yıllar geçmesine gerek yok bence. İlla çok şey yaşayıp, feleğin çemberinden geçmek gerekmiyor. Neden yaşadıklarımıza bakıp, ders alıp devam etmiyoruz ki?
Elbette hepimizin  yaşayıp görerek, tecrübe ederek öğrenmesi gereken şeyler var. Bizi biz yapan şeylerden onlar. Ama neden bu süreçte kendimizi bu kadar yoralım ki, akıp gitmek varken?

Devamını oku →

sosyal gündem