Yapmam gerek ama içimden gelmiyor

Son zamanlarda ne çok kullandığım bir cümle;  “Yapmam gerek ama içimden gelmiyor!” Kendimde bunu farkettikten sonra bir şey daha dikkatimi çekti; çevremden bu cümleyi ne kadar çok duyduğum!

Bir şeyi yaparken içten gelmesi konusundaki düşüncelerimden bahsetmiştim önceki yazılarımda. Kısaca değinecek olursam; bazı zamanlar yapmamız gereken şey her ne ise yapmak istemeyiz, içimizden gelmez ve gerçekten güzel yapamayız, işkenceye döner o bizim için. Tam bir eziyet. O yüzden öyle zamanlarda durup biraz dinlenmek gerektiğini düşünürüm ben. Biraz izin vermek gerek derim. Devamını oku →

Sana nasıl davranılmasını istiyorsan önce sen kendine öyle davran..

Bir gün derste çok sevdiğim bir hocam ağır bir vakadan bahsediyordu ve dedi ki: “Herkes bu adamın yaşadıklarına baktığında büyük bir sıkıntı görebilir, türlü hastalık isimleriyle adlandırabilir ve bunu dile getirebilir ama ben, değişimi için bir fırsat görüyorum.”

Kendi içimizde kaybolduğumuz zamanlarımız olabilir, sıkıştığımız; çevremizi, kendimizi suçladığımız, kendimizden bile sıkıldığımız, kendimizi bile sevmediğimiz, yaşadıklarımızın ağırlığını hissettiğimiz zor anlarımız olabilir. Devamını oku →

Kalplerimizdeki derin çizgiler

İnsanız. Anlaşılamadığımızı, anlatamadığımızı düşündüğümüz, eksik hissettiğimiz anlarımızda yükseltiveririz sesimizi. Daha yüksek anlatmaya çalışırız. Ne yapacağımızı bilmeden eller, kollar, vücut girer işin içerisine. Sanki daha yüksek anlatırsak anlaşılacakmış gibi. Oysa sözlerini anlamadığımız ya da dinlemek istemediğimiz bir müziğin sesini ne kadar açarsak açalım bu anlamamızı kolaylaştırmayacaktır. Hatta tam tersi rahatsız olacak, iyice soğuyacak, bir daha dinlemek istemeyeceğizdir. İşte bazen en güzel tepki sessiz çığlıktır. Karşıdaki duymaz, anlamaz sanırız ama asıl o zaman gerçekten duyar ve gerçekten görür. Devamını oku →

sosyal gündem