Belki de tam sırası!

Bazı şeyler vardır ki yaklaşmaya çalıştıkça uzaklaştığımızı farkederiz. Biz bırakmamak için direndikçe o bizden kaçar. Etki-tepki meselesi. Biz çektikçe o bizi iter. Biz sesimizi duyurmaya çalıştıkça o sağırlaşır.

Oysa bazen çabayla olmaz. Bazen bırakabilmek gerekir. Sadece kabul etmek gerekir. Durmak belki de..

Çünkü görmek istemeyene gösteremeyiz. Tıpkı yardım istemeyene yardım edemeyeceğimiz gibi. Bilmek istemeyene anlatamayız… Devamını oku →

Yaşarken mi, anlatırken mi?

Her insanın hayatı birer hikaye matruşkası bence. Böyle iç içe geçmiş, olayları, karakterleri birbirine bağlı hikayelerden oluşuyoruz. Bu hikayeleri anlattıkça geleceğe taşıyoruz, hatırlıyoruz. Anlatmadıklarımız hiç yaşanmamış gibi yok olup gidiveriyor. Böylece geçmiş veya şimdiki hayatımız anlattıklarımız oluyor.

Masal anlatıcısı Judith Malika Liberman bir TEDx konuşmasında şöyle söylemişti: “Hayatımızı onu yaşarken değil, anlatırken yaratıyoruz.
Anlatmadıklarını unutursun. Sorun şu ki, bazen bazı hikayelerin içinde kayboluyoruz. Hep aynı hikayeyi anlatırsak başka bir hikayenin var olduğunu unutuyoruz!” Devamını oku →

sosyal gündem