Browse Category by Hayatın İçinden Notlarım
Hayatın İçinden Notlarım

Oyun Grubu ve Atölyeler Düzenleyen Bir Uzman Olmak Eğitimi

 Uzm. Gel. Psk. Begüm Köseler Özen

Ön Kayıt Formunu doldurmak için tıklayınız:

https://forms.gle/GUSHW2qZMRHDZ8Fd8

Oyun Grubu ve Atölyeler Düzenleyen Bir Uzman Olmak Eğitimi

Oyun Grubu ve Atölyeler Düzenleyen Bir Uzman Olmak Eğitimi

12 Kasım 2021 Cuma günü saat 20.30 – 22.30 saatleri arasında gerçekleşecektir.

  • Eğitim Zoom üzerinden gerçekleşecek olup eğitim sonrasında katılım belgesi verilecektir.

Eğitim İçeriği: 

  • İnteraktif uygulamalar da içeren bir eğitimdir.
  • Eğitimin genel çerçevesi aşağıdaki gibidir.
  •  Oyun grubu ve atölyeler düzenleyen bir uzman olmak ne demek?
  • 0-6 yaş gelişim dönemleri ve oyun.
  • 0-6 yaş oyun gruplarında kullanılabilecek oyun türleri ve oyun materyalleri.
  • Oyun gruplarında bakım verenin rolü, konumu ve desteklenmesi.
  • Geri bildirim, etik değerler ve çalışma koşulları

Eğitim Uzm.Gel. Psk. Begüm Köseler Özen tarafından verilecektir.

Oyun grubu ve atölyeler düzenleyen bir uzman olmak eğitimine ön kayıt oluşturmak için aşağıdaki bilgileri doldurmanızı rica ederiz.

https://forms.gle/79D2iWHWv5hHwkWn8

 

Formun sonunda Gönder’ e basmayı unutmayınız!

Sevgilerimizle,

Uzm.Gel. Psk. Begüm Köseler Özen & Uzm. Klinik Psk. Selin Tutku TABUR

 

Hayatın İçinden Notlarım

Uzm. Gel.Psk.Begüm Köseler ile Pandemi sürecinde Oyun ve Peggi Play Röportajı – Anne Bebek Dergisi

Sevgili arkadaşım, Uzman Gelişim Psikoloğu Begüm Köseler ile Anne Bebek Dergisi için Pandemi sürecinde evde oyun ve kendi oluşturduğu markası Peggi Play hakkında röportaj yaptık. Röportaji buradan okuyabilirsiniz.

Begüm Köseler, uzman gelişim psikoloğu olarak küçük çocuklar ve ebeveynleriyle oyun grupları düzenliyor. Bebekler ve çocuklarla dolu dolu temasta olduğu bir hayatı var. Mesleki ve kişisel deneyimleriyle bebek ve çocukların doğal materyallerle oyun oynamasının önemine inanıyor. Bu inançla oluşturduğu bir de markası var; Peggi Play. Pandemi sebebiyle evde olduğumuz bu günlerde çocuklarla evde oyun oynamak ve oluşturduğu markası hakkında Uzman Klinik Psikolog Selin Tutku Tabur’un gerçekleştirdiği röportajı yayımlıyoruz.

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Doğru mesafeyi bulma oyunu

Okuduğum kitapta Arthur Schopenhauer’in insan ilişkilerinin ikilemi hakkında anlattığı bir hikaye vardı.
Schopenhauer’in, insanlar arasındaki ilişkiyi, aşkı soğuk kış akşamında kalan oklu kirpilere benzeterek anlattığından bahsediyordu. Bu oklu kirpiler soğuktan korunmak için birbirlerine sokulurmuş. Isındıkları zaman ise artık birbirlerinin oklarından rahatsız olmaya başlarlarmış. Okları birbirlerine batar ve onlara acı ve kaşıntı verirmiş. Kirpiler de doğal bir tepki olarak birbirlerinden uzaklaşırlarmış. Ama uzaklaştıktan sonra tekrar üşürlermiş ve tekrar yakınlaşırlarmış. Bu süreç soğuğun sayesinde böyle bir yakın bir uzak devam edermiş ta ki kirpiler birbirlerine uygun mesafeyi buluncaya kadar.. Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

İnsanın kendi ihtiyacına sahip çıkması, ona iyi geleni seçmesi ne güzeldir!

Çok mu ısrar ettiğini söylediler? Vardır bir bildiğin. Adı belki de ısrar değil de istediğine sahip çıkmak, arkasında durmaktır.

Benzemediğinizi mi söylediler? Benzerlik güven verir; farklılıklar da zenginleştirir, büyütür, geliştirir. Bir benzer bir farklıdır bu dansın ritmi. İhtiyacın biraz benzerlik biraz farklılıktır. Seni yeşertecek olan odur.

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Bu kez benim zamana ihtiyacım var

Bir ihtiyacımızı karşılamak, nedenini anlamak, bir olayı çözümlemek ya da kendimizi tanımak, bir başkasını anlamak her zaman üzerine giderek, bakarak olmaz. Temas dediğimiz şey bazen etrafından dolanarak, görmezden gelerek, düşünmeyerek de olur. Denizin nasıl bir şey olduğunu anlamak istiyorsunuz bunun için denize girmek hep o tuzlu suyun içerisinde durmak bize nasıl bir şey olduğunu anlatabilir mi? Hep içerisinde olursanız dalgaların sesini duyamazsınız, onun tadına varamazsınız. O denizin suyunu yutmadan tuzluluğunu anlayamazsınız. İçinde çok uzun süre durursanız elleriniz büzüşür. Bunların hepsiyle ve daha fazlasıyla denizle temas edersiniz. Bazen yakın bazen uzak. Bazen yüzerek bazen kendinizi dalgaların ritmine bırakarak…

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Oyun, Kaybetsek de Denemeye Devam Ettiğimiz Yer

Oyun, insanlık tarihi kadar eski ve o zamanlardan günümüze süregelen bir aktivitedir. Oyun ve oyun oynamak daha çok çocuklara yönelik basit bir şeymiş gibi görünse de yapılan araştırmalar bu durumun bu kadar basit olmadığını ortaya koymaktadır. İnsan gelişimine olan etkileri henüz kapsamlı bir şekilde açıklanmış olmasa da oyunun her yaşta ve her canlıda hayatın her döneminde var olan bir etkinlik olduğunu görmekteyiz. Şekli, özellikleri, malzemeleri kültürden kültüre değişiklik gösterse de oyunun evrensel bir özellik taşıdığı tartışılmaz bir gerçektir.

Peki doğduğumuz andan itibaren biz neden oyun oynuyoruz?

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Sevginin Sınırsız Gücü

İnsan hayatının anlamıdır, Sevgi. Yer, kişi, zaman, yaş en ufacık bir farklılık dahi gözetmeden herkes için geçerli evrensel bir iletişim yoludur. İnsanı hem kendine hem de diğerlerine yaklaştıran ve arada şeffaf bir bağ yaratan mucize bir duygudur.

İnsanın sevme ve sevilme duygusu varoluşsal, genetik bir eğilimdir. Beynin nörofizyolojik bir ihtiyacıdır. Her çocuk, insan doğduğu andan itibaren olduğu haliyle sevme ve sevilme ihtiyacı duyar ve olduğu haliyle koşulsuz sevilmelidir de. Beynin sevgi ile ilgili bölümü çocukluğun ilk dört yılında gelişir. Çocuk yeterince sevgi görürse beyinde büyüme hormonları harekete geçer ve gelişimini sürdürür. Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Yaşarken mi, anlatırken mi?

Her insanın hayatı birer hikaye matruşkası bence. Böyle iç içe geçmiş, olayları, karakterleri birbirine bağlı hikayelerden oluşuyoruz. Bu hikayeleri anlattıkça geleceğe taşıyoruz, hatırlıyoruz. Anlatmadıklarımız hiç yaşanmamış gibi yok olup gidiveriyor. Böylece geçmiş veya şimdiki hayatımız anlattıklarımız oluyor.

Masal anlatıcısı Judith Malika Liberman bir TEDx konuşmasında şöyle söylemişti: “Hayatımızı onu yaşarken değil, anlatırken yaratıyoruz.
Anlatmadıklarını unutursun. Sorun şu ki, bazen bazı hikayelerin içinde kayboluyoruz. Hep aynı hikayeyi anlatırsak başka bir hikayenin var olduğunu unutuyoruz!” Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Yaşadığımız tüm olaylar, karşılaştığımız herkes bizim onlara yüklediğimiz anlam kadarlar

Aslında yaşadığımız olaylar büyük ya da küçük değil. Onlara o anlamı bizler yüklüyoruz. Yaşadığımız tüm olaylar, karşılaştığımız herkes bizim onlara yüklediğimiz anlam kadarlar.

Yaşadıklarımızı abartan da biziz, küçülten de. Büyüteç, mercek bizim elimizde! Her şey, herkes bizim yüklediğimiz kadar anlamlı, bizim verdiğimiz değer kadar değerli, bizim görmek istediğimiz kadar güzel. Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Bir endişe bebeği efsanesinden

Hayatımızda duygu yoğunluğumuzun pik yaptığı dönemlerimiz olabilir. Tüm duyguların içinde bulunduğu beynimizdeki o kontrol odasında bir kaos çıkabilir bazen. Endişe bir taraftan konuşur, korku bir taraftan, derken neşe araya girmeye çalışır, hop geri kapı dışarı edilir filan.. Olabilir yani böyle dönemler. Tam ben de beynimdeki o kontrol odasının karmakarışık olduğu, her kafadan bir sesin çıktığı ve hiç birinin kesinlikle birbirini dinlemediği böyle bir durumda “Bunu napsam da çözsem?” derken Guatemala endişe bebekleriyle karşılaştım. Aslında duymuştum daha önce de ama işte hayat böyle, bazen tam zamanında karşılaşmak gerekiyor gerçekten anlayabilmek için. Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Duygular sadece duygudur, çözümlenebilecek sorunlar değil!

Yoğun duygular hissettiğimiz zamanlar neden böyle olduğumuzu anlamaya ve bu durumu çözümlemeye çalışırız. Bu mutsuzluk, kaygı, aşk, stres, heyecan dahil tüm duygular için geçerli bir durumdur. Oysa bunlar çözümlenebilecek “sorunlar” değildir. Bunlar sadece duygudur. Zihnimizde ve bedenimizde olan şeyi yansıtırlar. Bu yüzden çözümlenemez, yalnızca hissedilirler.

Duygularımızı hissedip, varlıklarını kabul ettiğimizde, onlardan kurtulma isteğimizden vazgeçtiğimizde doğal olarak ortadan kalkarlar. Aynı sabahları dağılan sis gibi.. Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Zihinlerimizdeki otomatik alarm düğmesi

Duygusal olarak bir kez sendelememiz diğerlerinin de ortaya çıkmasına neden olur ve aynı zamanda ağrı ya da acı olarak bedenimizde de kendilerini gösterirler. Tüm bunlar düşünce, davranış ve duyguları tetikler. Bir araya geldiklerinde ufacık bir duygusal sarsıntıyı bile bir fırtınaya dönüştürebilirler.

Zamanla oluşan olumsuz düşünceler, olumsuz ruhsal durumlar paniğe kapılmamızı kolaylaştırır. Bu tetiklemeler o kadar ufaktır ki farkına bile varamazsınız. Daha da kötüsü, olumsuz düşünceler çoğu kez yanıtlanması gereken acımasız sorular şeklinde ortaya çıkar. Başınızın etini yerler. Ruhunuzu yıpratırlar. Hemen bir yanıt isterler. “Neden böyle mutsuzum? Bugün neyim var benim? Nerede yanlış yaptım? Bunun sonu nereye varacak?” Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

İçimize bahar gelsin

Her ayın 1’inde aynı şeyi düşünürüm. “Yeni bir başlangıç. Bu ay güzel geçecek.”  İnsan hayatında ne yaşarsa yaşasın, ne kadar umutsuz olursa olsun hep tutunacak yeni bir şey arar. Oturup kaldığı o yerden onu kaldıracak, kalkabilmesi için bir neden. Ufak bir cesaret… İçsel motivasyonumuz için yaparız bunu. Çünkü hepimizin bir ışığa, bir umuda ihtiyacı var… Hepimizin sevmeye, sevilmeye, farkedilmeye, şefkate, heyecanlanmaya, hissetmeye ihtiyacı var. İçimize baharın gelmesine ihtiyacımız var. Yenilenmek, tazelenmek, dallarımızda çiçekler açması hepimizin hakkı, hepimizin isteği…

Hayatın İçinden Notlarım

Cesaret etmeden büyünmüyor

“Korkmaktan korkma! Ödün bile kopsun. Sonra kapa gözünü. Bas karanlığına. Belki biri taş döşemiştir kim bilir?”

İlk defa bir şarkıda duymuştum bu cümleyi.

-Korkmaktan korkma mı? Nasıl yani, korkmak kötü bir şey değil miydi?

Biz küçükken, oyun oynarken hep ne kadar korkusuz olduğumuzu söylerdik. Ben aslandan bile korkmazdım mesela. Annemle babam da hep “Benim kızım hiçbir şeyden korkmaz.” derlerdi. Ben bunca yıl hiçbir şeyden korkmam diye gezindim. Hani korku kötü bir şeydi?  Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Yapmam gerek ama içimden gelmiyor

Son zamanlarda ne çok kullandığım bir cümle;  “Yapmam gerek ama içimden gelmiyor!” Kendimde bunu farkettikten sonra bir şey daha dikkatimi çekti; çevremden bu cümleyi ne kadar çok duyduğum!

Bir şeyi yaparken içten gelmesi konusundaki düşüncelerimden bahsetmiştim önceki yazılarımda. Kısaca değinecek olursam; bazı zamanlar yapmamız gereken şey her ne ise yapmak istemeyiz, içimizden gelmez ve gerçekten güzel yapamayız, işkenceye döner o bizim için. Tam bir eziyet. O yüzden öyle zamanlarda durup biraz dinlenmek gerektiğini düşünürüm ben. Biraz izin vermek gerek derim. Continue Reading