Duygular sadece duygudur, çözümlenebilecek sorunlar değil!

Yoğun duygular hissettiğimiz zamanlar neden böyle olduğumuzu anlamaya ve bu durumu çözümlemeye çalışırız. Bu mutsuzluk, kaygı, aşk, stres, heyecan dahil tüm duygular için geçerli bir durumdur. Oysa bunlar çözümlenebilecek “sorunlar” değildir. Bunlar sadece duygudur. Zihnimizde ve bedenimizde olan şeyi yansıtırlar. Bu yüzden çözümlenemez, yalnızca hissedilirler.

Duygularımızı hissedip, varlıklarını kabul ettiğimizde, onlardan kurtulma isteğimizden vazgeçtiğimizde doğal olarak ortadan kalkarlar. Aynı sabahları dağılan sis gibi..

Açıklamaya, çözümlemeye çalıştıkça “Benim neyim var? Nerede hata yapıyorum? Sorun ne? Neden hep böyle oluyor? Böyle hissetmem ne anlama geliyor? Bundan kurtulamazsam ne olacak?” gibi sorular sormaya başlarsınız. Bu sorular her çok can yakıcı ve acımasızdır hem de zihni, huzursuzluğun kanıtlarını bulmaya zorlar. Zihin ise böyle kanıtlar bulmakta ustadır.

Bunu bir deneyin. Sonra da sorun kendinize. Bu soruları sormak size kendinizi nasıl hissettirdi? Muhtemelen daha kötü hissediyorsunuz, hemen herkes böyle hisseder.  Çünkü bu soruların temelinde o duygudan kurtulmak vardır. Bunun nedenini araştırmaz ve bu durumun üstesinden gelemezseniz olacakları hesaplamaya çalışarak bu durumla “baş etmek” zorunda kalırsınız. Bu da bir nevi zihinle savaş demektir ve sizi daha da çok yorar.

Araştırmalar gösteriyor ki, kara kara düşünmek sorunları çözme yeteneğimizi azaltıyor ve duygusal zorluklarla başa çıkmada yetersiz kalıyor.

 

 

( Araştırmalar, Mark Williams ve Danny Penman’ın ‘Farkındalık’ kitabından)

 

One comment

  1. ibrahim demir says:

    Karanlık bizim zihnimizden kaynaklanıyorsa nereye gidersek gidelim karalıkta kalırız.
    Aradığımız hazine, tam da kendi içimizde saklı olabileceğinin saklı olabilir.(Kemal Sayar)

Bir Cevap Yazın