Yapmam gerek ama içimden gelmiyor

Son zamanlarda ne çok kullandığım bir cümle;  “Yapmam gerek ama içimden gelmiyor!” Kendimde bunu farkettikten sonra bir şey daha dikkatimi çekti; çevremden bu cümleyi ne kadar çok duyduğum!

Bir şeyi yaparken içten gelmesi konusundaki düşüncelerimden bahsetmiştim önceki yazılarımda. Kısaca değinecek olursam; bazı zamanlar yapmamız gereken şey her ne ise yapmak istemeyiz, içimizden gelmez ve gerçekten güzel yapamayız, işkenceye döner o bizim için. Tam bir eziyet. O yüzden öyle zamanlarda durup biraz dinlenmek gerektiğini düşünürüm ben. Biraz izin vermek gerek derim. Kendim için de öyle anlarımdan biri
diye düşünmüştüm başta ama sonra baktım ki çok uzamış bu süreç. Uzamış ve beni mutsuz ediyor çünkü sürekli herkese yapmam gereken şeylerin olduğundan bahsetmeye başlamışım şikayet eder gibi, sürekli kafamda bir yerde yapmam gerekenler ama elim gitmiyor bu da ana odaklanmamı güçleştiriyor, özgüvenimi kırıyor, hevesim yok oluyor, cansızlaşıyorum. Mesela aylardır büyük heyecanla başladığım projem için makale yazacağım, aylardır araştırmamın literatür taramasını yapıp makaleye döküp bildiri yayınlayacağım, ilgi alanım olan başka bir kaç alanla ilgili videolar izleyip, okumalar yapacağım ya da bloğumla ilgileneceğim, paylaşmak için sabırsızlandığım yeni kitaplarımdan bahsedeceğim gibi sizlere gerçekten daha bir sürü yapmam gereken ama içimden gelmeyen şey sıralayabilirim. Eminim sizin de vardır ve eminim ben de olduğu gibi bu duruma bulacağınız mantıklı bahaneleriniz de vardır. En son bugün sürekli takip ettiğim bir psikolog olan Zeynep Selvili’nin videosunda da bu konuya denk gelince yazmak içimden geldi sonunda!

Zeynep Hanım aylardır düşündüğüm şeyleri sıralamış videosunda. Mesela iç kavramı ne garip bir kavram özellikle de bizim dilimizde. İçine doğmak, içinden gelmek, içine sinmek… Ne garip şey bu “iç”. Her şey içte başlayıp içte bitiyor aslında.

“Yapmam gerek ama içimden gelmiyor!” Cümlesi bizim kendimizden kaçışımız bir nevi. İçinde başaramamaktan endişe etme, beğenilmemekten korkma, yapabileceğine inanmama, hayal kırıklığı vs. gibi bir çok şey barındırıyor. Bir yerde motivasyon eksikliği aslında bence. Bizi o işe başlatacak ya da devam ettirecek ya da sonlandırtacak o heyecanı kaybetmişiz. Onu bir bulsak şu sürüncemeden kurtulacağız hep birlikte. Derin bir nefes alıp “Oh be!” diyebileceğiz.

Belki de artık tüm bunların farkında olduğumuza göre, bize gereken o motivasyonu bulmak için bakınmalıyız etrafımıza. Biliyorum canımız istemiyor ama bi deneyelim yine de. Benimki gibi yazıya, araştırmaya yönelik bir şeyse başlayınca o keyif aldığınız anlara dönüp heyecanınızı yakalarsınız belki, ya da sporsa ertelediğiniz spor ayakkabılarınızı giyip bir çıkıp birazcık yürümek iyi gelebilir.

Hani içimizden gelmesini bekliyoruz ya, gelecekten bir şeymiş gibi sanki, belki de aslında gelecek olan değil de bizim bir yerlerde bıraktığımız bir şeydir. O motivasyonumuz her neyse o heyecanımızı nerede bıraktıysak şimdi onlara bir bakınıp bıraktığımız yerden bulup çıkarma zamanı!

Sevgiler…

Selin Tutku♥️

2 comments

  1. salih says:

    siteni yeni keşfettim. teması çok güzel. eminim yazılar da öyledir. vakit buldukça inceleyeceğim.

    kolay gelsin 🙂

Bir Cevap Yazın