Browse Author by selin
Kitaplık

Çocuk Kitapları / 2 – 4 Yaş

Merhaba;

Uzun zamandır çocuk kitaplarıyla yakından ilgileniyorum. Okuyup beğendiğim kitapları kategorize ederek listeledim. Keyifli Okumalar diliyorum!

Sevgilerimle;

 

Eğlenceli Kitaplar: 

  • Eğer Bir Gün ormana Gidersen – ABM Yayınları 
  • Devasa Hayvanların Büyük Kitabı – Ketebe
  • Dünyayı Gezmek İsteyen Horoz Eric Carle 
  • Ben İnsanım – Susan Verde & Peter Reynolds
  • Binbir Oyun – Henre Tullet
  • Tavşancık Serisi- Beyaz Balina Yayınları : Tavşancığa banyo yaptırır mısın?, Tavşancığın yarasını sarar mısın? vd. 
  • Çiftlik Keşfi, Bahçe Keşfi vd.  – Doğan Egmont Yayıncılık
  • Bir Tavşancık Buldum – Marsık Kitap
  • Miffy Serisi – Remzi Kitabevi. : Tatil Günü Sürprizli Miffy Kitabı, Miffy Hayvanat Bahçesinde vd.  
  • Kim Bu Gelen – Günışığı Kitaplığı
  • Kütüphane Tavşanı  – Beyaz Balina Yayınları
  • Ayı Yürüyüşe Çıkardım – Beyaz Balina Yayınları
  • Sopa ile Taş – Beyaz Balina Yayınları

Continue Reading

Yazılarım

Müziğin İyileştirici Etkisi – Anne Bebek Dergisi Röportaj

Asena Akan’la “Çocuk Gelişiminde Müziğin Önemi”ni konuştuğumuz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Röportajımıza Anne-Bebek Dergisi Haziran sayısından ulaşabilirsiniz. Daha fazlasını okumak isteyenler içinse sohbetin uzun halini bu yazıyla paylaşıyorum.
Bizim konuşurken çok keyif aldığımız için biraz uzun olan bu sohbetimizi sizinde keyifle okumanızı diliyorum. 🙂

Kısaca bahsetmemiz gerekirse Asena, müzik tutkusunun ve eğitiminin yanı sıra psikoloji alanındaki akademik eğitimini İstanbul Üniversitesi, Psikolojik Danışmanlık Bölümü Lisans ve Yüksek Lisans Bölümleri’nde tamamladı. Prof.Dr. Haluk Yavuzer’in asistanlığını yaptığı 5 yıl süresince müzik terapi, psikodrama, aile ve grup terapileri, etkili öğrenme, etkili iletişim/etkili öğretmen eğitimi ve sanat terapisi alanlarında uzmanlık eğitimleri aldı. 10 yılı aşkın süredir, ‘müziğin iyileştirici/dönüştürücü gücünü’, çözüm odaklı danışmanlık yöntemleri ile sentezlediği multidisipliner yaklaşımla; farklı özellikte birey ve gruplarla çalışmalar yapmakta; çeşitli kurumlarda yaratıcı seminer ve müzik atölyeleri  düzenlemekte.

Continue Reading

Yazılarım

Çocuklarıyla Oyun Oynamanın Ebeveynlere Nasıl Bir Katkısı Vardır? 


Çocuklarla kaliteli zaman geçirmenin en iyi yolu onlarla oyun oynamaktır. Çocuklara zaman ayırıp oyun oynamak, onlar için sevgimizin de bir göstergesidir. 
Ebeveynler olarak çocuklarınızla oyun oynadığınızda onların kişiliğini çok daha iyi tanırsınız çünkü, çocuklar oyun sırasında kendilerini tanıtırlar. Bir çocuğun sevdiği – sevmediği, yapabildiği – yapamadığı her şeyi oyun sırasında görebilirsiniz. 


Ebeveynlerinin ona zaman ayırmasıyla değerli hisseden ve duygularını aktarabilen çocuk sizinle daha güzel bir iletişim halinde olacak, aranızdaki bağ daha da sağlam ve güzel bir hal alacaktır. Bu sayede çocuğunuzun kişilik gelişimine ve ruhsal sağlığına da katkı sağlayabilirsiniz.

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Doğru mesafeyi bulma oyunu

Okuduğum kitapta Arthur Schopenhauer’in insan ilişkilerinin ikilemi hakkında anlattığı bir hikaye vardı.
Schopenhauer’in, insanlar arasındaki ilişkiyi, aşkı soğuk kış akşamında kalan oklu kirpilere benzeterek anlattığından bahsediyordu. Bu oklu kirpiler soğuktan korunmak için birbirlerine sokulurmuş. Isındıkları zaman ise artık birbirlerinin oklarından rahatsız olmaya başlarlarmış. Okları birbirlerine batar ve onlara acı ve kaşıntı verirmiş. Kirpiler de doğal bir tepki olarak birbirlerinden uzaklaşırlarmış. Ama uzaklaştıktan sonra tekrar üşürlermiş ve tekrar yakınlaşırlarmış. Bu süreç soğuğun sayesinde böyle bir yakın bir uzak devam edermiş ta ki kirpiler birbirlerine uygun mesafeyi buluncaya kadar.. Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

İnsanın kendi ihtiyacına sahip çıkması, ona iyi geleni seçmesi ne güzeldir!

Çok mu ısrar ettiğini söylediler? Vardır bir bildiğin. Adı belki de ısrar değil de istediğine sahip çıkmak, arkasında durmaktır.

Benzemediğinizi mi söylediler? Benzerlik güven verir; farklılıklar da zenginleştirir, büyütür, geliştirir. Bir benzer bir farklıdır bu dansın ritmi. İhtiyacın biraz benzerlik biraz farklılıktır. Seni yeşertecek olan odur.

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Bu kez benim zamana ihtiyacım var

Bir ihtiyacımızı karşılamak, nedenini anlamak, bir olayı çözümlemek ya da kendimizi tanımak, bir başkasını anlamak her zaman üzerine giderek, bakarak olmaz. Temas dediğimiz şey bazen etrafından dolanarak, görmezden gelerek, düşünmeyerek de olur. Denizin nasıl bir şey olduğunu anlamak istiyorsunuz bunun için denize girmek hep o tuzlu suyun içerisinde durmak bize nasıl bir şey olduğunu anlatabilir mi? Hep içerisinde olursanız dalgaların sesini duyamazsınız, onun tadına varamazsınız. O denizin suyunu yutmadan tuzluluğunu anlayamazsınız. İçinde çok uzun süre durursanız elleriniz büzüşür. Bunların hepsiyle ve daha fazlasıyla denizle temas edersiniz. Bazen yakın bazen uzak. Bazen yüzerek bazen kendinizi dalgaların ritmine bırakarak…

Continue Reading

Genel

İlişkilerde “Zavallı Ben” Oyunu

Eşler, sevgililer ya da bireyler arasında ortaya çıkan çatışmalarda en sık duyulan ifadeler “Senin yüzünden…” diye başlayanlardır. “Beni sinirlendirdiğin için oldu”, “Senin yüzünden başım çatlıyor, tansiyonum çıktı” gibi.

Kişi bu yolla tüm olumsuzlukların sorumluluğunu bir başkasına yüklemekte ve böylece kendini “aklamakta”dır. Bu şekilde hiç bir hatası, suçu olmadığını kendine ve dünyaya ilan etmekte ve kendini de iyi hissetmektedir. Bununla birlikte böyle yaparken dünyada en çok oynanan oyun olan “zavallı ben” oyununu oynadığının farkında değildir.

“Zavallı ben” oyunu şöyle oynanır: Taraflar asla hiçbir şeyin sorumluluğunu almaz, hep diğerini suçlayarak sorumluluğu onlara atarlar. Oyunda en başarılı olanlar diğerini suçlamak için en çok alternatif bulabilenler ve kendi mağduriyetlerini en iyi şekilde ortaya koyabilenlerdir. Böylece hem sorumluluk alarak kendilerini yormazlar, hem sorumluluk almadıkları için suçlanmazlar, hem de mağduriyetleri nedeniyle kendilerini acındırdıkları için oyundaki bazı kişilerin sempatisini kazanabilirler. Ancak bu oyun oynaması çok zevkli bir oyun değildir, çünkü oyunun kazananı olmaz.

Oyuncular hep çözümleri başkalarından bekledikleri için oyunun sonunda kimse istediklerine ulaşamaz ve ihtiyaçlarını istediği gibi karşılayamaz. Başka bir deyişle kişinin istediklerine ulaşabilmesi ve ihtiyaçlarını karşılayabilmesi diğerinin “insafına” kalmış olur ki bu her seferinde tatminler sonuçlara yol açmaz…

 

 

Prof. Dr. Ceylan Daş, Ezbere İlişkilere Ezber Bozan Çözümler, s.99, Altınordu.

Kitaplık

Psikoloji Alanındakiler İçin

  •  Günübirlik HayatlarIrvin Yalom, Pegasus Yayınları.
  • Evinizdeki Terapist – Dr. Dennis Greenberger & Dr. Christine A. Padesky, Altın Kitaplar.
  • İnsanın Anlam Arayışı – Viktorl E. Frankl, OkuyanUs.
  • Geçmiş Şimdi Olduğunda – Dr. David Richo, Kuraldışı Yayınları.
  • Seninle BaşlamadıMark Wolynn, Sola Unitas.
  • Öfke Dansı – Dr. Harriet Lerner, Varlık Yayınları.
  •  Varoluşçu Danışmanlıkta ve Psikoterapide BecerilerEmmy Van Deurzen & Martin Adams, Pan Yayıncılık.
  • İyi Hissetmek – Dr. David Burns, Psikonet.
  • İncelenen HayatlarStephen Grosz, YKY.
  • Yetenekli Çocuğun Dramı Alice Miller, Profil Kitap.
  • İnsan Meselelerine Varoluşçu Bakışlar Emmy Van Deurzen & Claire Arnold Baker, Aletheia Kitap.
  • Anormal Psikolojide Vaka Çalışmaları – Thomas F. Oltmanns, Michele T. Martin, John M. Neale & Gerard C. Davison,Nobel Yayınları.
Kitaplık

Kendin İçin

  • Öfke Dansı – Dr. Harriet Lerner, Varlık Yayınları
  • Seninle Başlamadı – Mark Wolynn, Sola Unitas
  • Bağlantı Dansı Harriet Lerner, Varlık Yayınları
  • Fark Et, Düşün, Hisset, Yaşa Prof. Dr. Hakan Türkçapar, Epsilon Yayıncılık
  • Hayatımızı Şekillendiren On YılDr. Meg Jay, Hyperion.
  • Bağlanma – Amir Levine, Rachel Heller, Aganta.

Makaleler

Çocuk Ve Ergen Psikiyatrisinde İlaç Kullanımının Önemi

Çocuk psikiyatrisi, çocuklarda gözlemlenen duygu, düşünce, davranış ve bunlarla alakalı gelişimsel sorunların değerlendirilmesi, tanının konulması ve tedavi planlamasının yapılmasını konu edinen alandır. Çocukluk dönemi ruhsal sorunlarının tedavisi çocuk psikiyatrisinin konusu olmakla beraber değişik uzmanlık dallarındaki hekimler günlük pratikte ruhsal yakınmaları olan çocuklarla karşılaşmaktadırlar. Bu yakınmaların tedavisi için ise sıklıkla değişik ilaçlar kullanılma durumunda kalınmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre “ilaç” canlı organizmaya girdiğinde onun işlevlerinde değişiklik yapabilen bir maddedir. Psikiyatride kullanılan psikotrop ilaçlar ise beyine etki ederek psikolojik süreçlerde kullanılan kimyasal maddelerdir. Ruh ve sinir sistemiyle ilgili hastalıkların artmasıyla bu ilaçların üretimi ve kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Çocuk psikiyatrisinde ilaç kullanımının etkisiyle ilgili kontrollü çalışma sayısının yetersizliğine rağmen psikotrop ilaçların bu alanda da kullanımının özellikle son yıllarda çok arttığı gözlemlenmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1987-1996 yılları arasında yapılan bir çalışmada, çocuk ve ergenlerde yıllık psikotrop ilaç kullanım oranının %1,4’ten %3,9’a çıktığı saptanırken, İngiltere’de 10 yıllık bir dönemde çocuk ve ergen hastalarda antidepresan reçeteleme oranının 1.7 kat arttığı, Almanyada ise son yıllarda çocuk ve ergenler için yazılan psikotropik ilaç reçetelerinde yaklaşık 1.5 kat bir artış görülürken, bu artışın özellikle stimulan ve antipsikotik ilaçlarda olduğu, antidepresan reçetelenme oranının sabit kaldığı bildirilmiştir (Olfson, Marcus, Weissman, Jensen,2002:514-21; Aktaran: Kütük,2017).

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Oyun, Kaybetsek de Denemeye Devam Ettiğimiz Yer

Oyun, insanlık tarihi kadar eski ve o zamanlardan günümüze süregelen bir aktivitedir. Oyun ve oyun oynamak daha çok çocuklara yönelik basit bir şeymiş gibi görünse de yapılan araştırmalar bu durumun bu kadar basit olmadığını ortaya koymaktadır. İnsan gelişimine olan etkileri henüz kapsamlı bir şekilde açıklanmış olmasa da oyunun her yaşta ve her canlıda hayatın her döneminde var olan bir etkinlik olduğunu görmekteyiz. Şekli, özellikleri, malzemeleri kültürden kültüre değişiklik gösterse de oyunun evrensel bir özellik taşıdığı tartışılmaz bir gerçektir.

Peki doğduğumuz andan itibaren biz neden oyun oynuyoruz?

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Sevginin Sınırsız Gücü

İnsan hayatının anlamıdır, Sevgi. Yer, kişi, zaman, yaş en ufacık bir farklılık dahi gözetmeden herkes için geçerli evrensel bir iletişim yoludur. İnsanı hem kendine hem de diğerlerine yaklaştıran ve arada şeffaf bir bağ yaratan mucize bir duygudur.

İnsanın sevme ve sevilme duygusu varoluşsal, genetik bir eğilimdir. Beynin nörofizyolojik bir ihtiyacıdır. Her çocuk, insan doğduğu andan itibaren olduğu haliyle sevme ve sevilme ihtiyacı duyar ve olduğu haliyle koşulsuz sevilmelidir de. Beynin sevgi ile ilgili bölümü çocukluğun ilk dört yılında gelişir. Çocuk yeterince sevgi görürse beyinde büyüme hormonları harekete geçer ve gelişimini sürdürür. Continue Reading

Yazılarım

Oyun Bir Çocuğun Yaşamı İçin Ne İfade Eder?

Oynamak her çocuğun hakkı. Çünkü, çocuk demek oyun demektir. Oyun çocuğun fiziksel, duygusal, sosyal, bilişsel gelişimi için önemli bir ruhsal besin. Oyuncağın malzemesi, şekli farklı olsa da, kültüre özgü değişkenleri olsa da, eylemin kendisi evrenseldir.

Her çocuk doğduktan bir süre sonra oyun oynamaya başlar. Onun tanıma, keşfetme, öğrenme yöntemi, beslenme kaynağı oyundur. Dünyaya gelişiyle başlayan bu oyun oynama süreci hayatı boyunca devam eder. Birkaç saniyeliğine durup düşünelim, hangi yaşta olursa olsun oyun oynamayan biri var mı etrafımızda?

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Yaşarken mi, anlatırken mi?

Her insanın hayatı birer hikaye matruşkası bence. Böyle iç içe geçmiş, olayları, karakterleri birbirine bağlı hikayelerden oluşuyoruz. Bu hikayeleri anlattıkça geleceğe taşıyoruz, hatırlıyoruz. Anlatmadıklarımız hiç yaşanmamış gibi yok olup gidiveriyor. Böylece geçmiş veya şimdiki hayatımız anlattıklarımız oluyor.

Masal anlatıcısı Judith Malika Liberman bir TEDx konuşmasında şöyle söylemişti: “Hayatımızı onu yaşarken değil, anlatırken yaratıyoruz.
Anlatmadıklarını unutursun. Sorun şu ki, bazen bazı hikayelerin içinde kayboluyoruz. Hep aynı hikayeyi anlatırsak başka bir hikayenin var olduğunu unutuyoruz!” Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Yaşadığımız tüm olaylar, karşılaştığımız herkes bizim onlara yüklediğimiz anlam kadarlar

Aslında yaşadığımız olaylar büyük ya da küçük değil. Onlara o anlamı bizler yüklüyoruz. Yaşadığımız tüm olaylar, karşılaştığımız herkes bizim onlara yüklediğimiz anlam kadarlar.

Yaşadıklarımızı abartan da biziz, küçülten de. Büyüteç, mercek bizim elimizde! Her şey, herkes bizim yüklediğimiz kadar anlamlı, bizim verdiğimiz değer kadar değerli, bizim görmek istediğimiz kadar güzel. Continue Reading