Browse Category by Yazılarım
Hayatın İçinden Notlarım

Duygular sadece duygudur, çözümlenebilecek sorunlar değil!

Yoğun duygular hissettiğimiz zamanlar neden böyle olduğumuzu anlamaya ve bu durumu çözümlemeye çalışırız. Bu mutsuzluk, kaygı, aşk, stres, heyecan dahil tüm duygular için geçerli bir durumdur. Oysa bunlar çözümlenebilecek “sorunlar” değildir. Bunlar sadece duygudur. Zihnimizde ve bedenimizde olan şeyi yansıtırlar. Bu yüzden çözümlenemez, yalnızca hissedilirler.

Duygularımızı hissedip, varlıklarını kabul ettiğimizde, onlardan kurtulma isteğimizden vazgeçtiğimizde doğal olarak ortadan kalkarlar. Aynı sabahları dağılan sis gibi.. Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Zihinlerimizdeki otomatik alarm düğmesi

Duygusal olarak bir kez sendelememiz diğerlerinin de ortaya çıkmasına neden olur ve aynı zamanda ağrı ya da acı olarak bedenimizde de kendilerini gösterirler. Tüm bunlar düşünce, davranış ve duyguları tetikler. Bir araya geldiklerinde ufacık bir duygusal sarsıntıyı bile bir fırtınaya dönüştürebilirler.

Zamanla oluşan olumsuz düşünceler, olumsuz ruhsal durumlar paniğe kapılmamızı kolaylaştırır. Bu tetiklemeler o kadar ufaktır ki farkına bile varamazsınız. Daha da kötüsü, olumsuz düşünceler çoğu kez yanıtlanması gereken acımasız sorular şeklinde ortaya çıkar. Başınızın etini yerler. Ruhunuzu yıpratırlar. Hemen bir yanıt isterler. “Neden böyle mutsuzum? Bugün neyim var benim? Nerede yanlış yaptım? Bunun sonu nereye varacak?” Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

İçimize bahar gelsin

Her ayın 1’inde aynı şeyi düşünürüm. “Yeni bir başlangıç. Bu ay güzel geçecek.”  İnsan hayatında ne yaşarsa yaşasın, ne kadar umutsuz olursa olsun hep tutunacak yeni bir şey arar. Oturup kaldığı o yerden onu kaldıracak, kalkabilmesi için bir neden. Ufak bir cesaret… İçsel motivasyonumuz için yaparız bunu. Çünkü hepimizin bir ışığa, bir umuda ihtiyacı var… Hepimizin sevmeye, sevilmeye, farkedilmeye, şefkate, heyecanlanmaya, hissetmeye ihtiyacı var. İçimize baharın gelmesine ihtiyacımız var. Yenilenmek, tazelenmek, dallarımızda çiçekler açması hepimizin hakkı, hepimizin isteği…

Hayatın İçinden Notlarım

Cesaret etmeden büyünmüyor

“Korkmaktan korkma! Ödün bile kopsun. Sonra kapa gözünü. Bas karanlığına. Belki biri taş döşemiştir kim bilir?”

İlk defa bir şarkıda duymuştum bu cümleyi.

-Korkmaktan korkma mı? Nasıl yani, korkmak kötü bir şey değil miydi?

Biz küçükken, oyun oynarken hep ne kadar korkusuz olduğumuzu söylerdik. Ben aslandan bile korkmazdım mesela. Annemle babam da hep “Benim kızım hiçbir şeyden korkmaz.” derlerdi. Ben bunca yıl hiçbir şeyden korkmam diye gezindim. Hani korku kötü bir şeydi?  Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Yapmam gerek ama içimden gelmiyor

Son zamanlarda ne çok kullandığım bir cümle;  “Yapmam gerek ama içimden gelmiyor!” Kendimde bunu farkettikten sonra bir şey daha dikkatimi çekti; çevremden bu cümleyi ne kadar çok duyduğum!

Bir şeyi yaparken içten gelmesi konusundaki düşüncelerimden bahsetmiştim önceki yazılarımda. Kısaca değinecek olursam; bazı zamanlar yapmamız gereken şey her ne ise yapmak istemeyiz, içimizden gelmez ve gerçekten güzel yapamayız, işkenceye döner o bizim için. Tam bir eziyet. O yüzden öyle zamanlarda durup biraz dinlenmek gerektiğini düşünürüm ben. Biraz izin vermek gerek derim. Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Kalplerimizdeki derin çizgiler

İnsanız. Anlaşılamadığımızı, anlatamadığımızı düşündüğümüz, eksik hissettiğimiz anlarımızda yükseltiveririz sesimizi. Daha yüksek anlatmaya çalışırız. Ne yapacağımızı bilmeden eller, kollar, vücut girer işin içerisine. Sanki daha yüksek anlatırsak anlaşılacakmış gibi. Oysa sözlerini anlamadığımız ya da dinlemek istemediğimiz bir müziğin sesini ne kadar açarsak açalım bu anlamamızı kolaylaştırmayacaktır. Hatta tam tersi rahatsız olacak, iyice soğuyacak, bir daha dinlemek istemeyeceğizdir. İşte bazen en güzel tepki sessiz çığlıktır. Karşıdaki duymaz, anlamaz sanırız ama asıl o zaman gerçekten duyar ve gerçekten görür. Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

“Kimlik Sermayesi”

20’li yaşlar büyülü bir dönem. Bunalımın, arayışın, kendini keşfetmenin ve hatta kendini bulmanın barındığı, kişilik hamurunun şeklinin iyice oturduğu artık detaylara geçildiği, hayata daha gerçekçi bakılmaya başlanılan bir dönem. Önceden insanlar yaşam şartları dolayısıyla hem iş hem aile kurmak bakımından hayata daha erken atılırlarmış. Fakat şu an böyle bir durum söz konusu değil. Önceden 20’li yaşlar iş,aile kurma yaşı olarak görülürken şimdilerde bu algı yerini gezip tozma, eğlenme, özgürlük, yaşayabileceklerini yaşama gibi düşüncelere bırakmış durumda. Her şey zamana fazlaca Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Hayat bir puzzle mı?

Tesadüflere inanır mısınız?
Ben inanmam. Ben her şeyin bir nedeni olduğunu düşünürüm. Küçük ya da büyük, farkedilir ya da farkedilmez ama bir nedeni vardır. Bazen hiç beklemediğiniz küçücük bir rastlantı hayatınızı değiştirmeye yeter.! Ya da belki de bir başkasının hayatını değiştirmeye yeter kim bilir.! Buna mucizelere inanmak mı dersiniz yoksa kadercilik mi bilmem ama “olacak olan oluyor” bunu biliyorum. Ve her Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

İçindeki havadurumunu farkedenlere

Oluyor bazen öyle.

Bir karamsarlık çöküyor içine. Umutsuzluk sarıyor benliğini.

Vücudun ağırlaşıyor. Omuzların çöküyor. Sanki birisi almış eline kalbini de sıkıp sıkıp bırakıyor.

Yanakların, dudakların hatta gözlerin yerçekimine karşı koyamıyor sanki aşağıya doğru sarkmış.

Bi ağlasam diyosun. Ağlasam da atsam şu hissi. Ama ağlama hissin bile yok. Gözyaşların bile akmak istemiyor.

Kapkaranlık her yerin.

Bi can sıkıntısı gelmiş oturmuş böyle tam da ciğerlerinin üzerine.

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Dilek Ağacı

image

Hepimiz dilek tutmaya bayılıyoruz. Dileğimizin gerçekleşeceğine dair inancımızı artırmak için türlü türlü şeyler bile üretmişiz. Ağaç dallarına kumaşlar bağlıyoruz mesela.  Mum dikiyoruz. Aynı isimden iki kişiye denk gelince aralarına giriyoruz. Ya da balonlar uçuruyoruz, yıldız kaymasını bekliyoruz. Bir de dilek havuzları var tabiii.

Peki biz tüm bunlara neden ihtiyaç duymuşuz ki? Cevap: Korku.!

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Hayat Denizi

image

 

Annem hep der ki: “Her birimiz birer deniziz,akarsuyuz. Her birimizin hayatı akıp giden bir su kütlesi. Dalgalarını da, gel gitlerini de, taşlarını da, akıp giderken üzerine düşen yapraklarını da her şeyi kabul ederek yaşamalısın. Yoksa boğulur gibi perişan bir halde varırsın gideceğin yere. Sürüklenmiş olursun, yorgun olursun. Oysa öyle yapmak yerine geçtiğin her yolun tadını çıkar. Endişelenme. Yolunu zaten bulursun. ”

Hayatımızın dalgalarını ve gelgitlerini biz yaratmayız ama onlara göre kulaç atıp dans edebilmeyi becerebiliriz.

Herkesin ki gibi bizim hayatımızın da inişleri  ve çıkışları var. Bunları reddetmek sadece güçlü bir dalgayla sürüklenmemize neden olur.

Asıl ustalık dalgayı, doğru anı hissetmek ve geç olmadan ona göre davranmak..

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

Her şey bir araya gelir ve sonra tekrar dağılır. İşte bu kadar basit.!

Herkesin başucu kitaplarının olması gerektiğine inanırım. Her kitap güzeldir de bazıları başucunda olmalıdır. Özeldir. Sığınırsın onlara. Rastgele bir sayfasını açar, okur, düşünür rahatlarsın. Hayır, hayır o meşhur secret değil kastettiğim! Herkes için ayrıdır o özel kitaplar. Okurken hissettirir kendini…

İşte benim başucumdaki özel kitaplarımdan birisi  Judith Malika Liberman’dan “Masal Terapi”. Öyle güzel bir kitap ki her masalında,  her okuyuşumda farklı şeyler keşfediyorum. Mesela az önce uzun zamandır yapmadığımı farkettim ve bir sayfa açtım rastgele. Masalın ismi “Şeytanın Doğuşu”.

Continue Reading

Hayatın İçinden Notlarım

İsmi gibiymiş.. Bağmış.. Bağ Sokağıymış..

Burası benim için özel bir yer. İsmi Bağ Sokağı.

İstanbul’da yaşamaya başladığım ilk zamanlar, Bebek sahiline tek başıma metroyla gitmeye çalışırken keşfettim burayı!
Yolda sahile ulaşma heyecanıyla yürürken bu sokağı gördüğüm an merdivenlerin başında durdum. Büyülenmiş gibi durdum sadece ve hiç düşünmeden hemen telefonu çıkarıp şak, fotoğrafını çektim.
Gördüğünüz fotoğraf yeşil güzel bir manzara değil sadece. Çektiğim fotoğraf sadece hoş bir yerin fotoğrafı değil. O anki mutluluğumun resmini çektim ben. Bakıp bakıp o günkü hislerimi tekrar tekrar hatırlayayım diye… Zaten fotoğrafların amacı bu değil midir? Her bakışınızda o ana gidebilmek…

Continue Reading