Ne aradığını bilirsen bulduğunda anlarsın

Hayatımız bir arayış. Sürekli bir şeyleri arıyoruz, bulmaya çalışıyoruz. Kendimizi, ruh eşimizi, bize en uygun mesleği, yeteneklerimizi, bizi en heyecanlandıran şeyi, tutkumuzu…

Aramak ayrı kaygılı bir durum, bulmak ayrı. Bulduğumuz şeyin aradığımız olmadığını anlamaktan korkuyoruz, yanılmaktan korkuyoruz, bulunca karşılaşacaklarımızdan korkuyoruz…

Aslında bence en çok aradığımızı bulmaktan korkuyoruz. Bulursak ne yaparız bilmiyoruz çünkü. Onu hiç öğrenmedik ki!

Bazen bu korku o kadar büyük oluyor ki; aramayı bırakıyoruz

ya da

bulduğumuzda biz bile inanamıyoruz!

Ama her ne yaparsak yapalım vazgeçemiyoruz işte bulduğumuzda. İstediğimiz kadar inkar edelim, istediğimiz kadar uzaklaşalım o iş öyle kolay olmuyor. İçten gelen bir şey bu çünkü. Hiç beklemediğimiz bir anda dürtüveriyor bizi. “O işte” diyor. “Buldun. Bak bak orada. Ya bi kafanı çevirsene. ”

Sonra hayat hep karşımıza onu çıkarıyor, belki de biz istemsiz hep ona gidiyoruzdur o kısım biraz karışık.

Kesin olan bir şey var ki o da arayanın bulduğu.

Ve gerçekten ne aradığımızı bilirsek bulduğumuzda anlıyoruz. Anlayınca da vazgeçemiyoruz. Nereye kaçarsak kaçalım,ne kadar inkar edersek edelim.

Er ya da geç, doğru kişinin o olduğunu, tutkumuzun o şey olduğunu, yapabildiğimizin o iş olduğunu kabulleniyoruz.

Tıpkı gökyüzündeki ay gibi. Bazen görünmese de orada olduğunu biliyoruz ve hep her hareketimizde bizi takip ediyor gibi geliyor işte.

Ne aradığımızı bilince ve bulduğumuzda korkumuzla yüzleştikçe hayat çok daha kolay, çok daha aydınlık!

Buldun mu? Beklemen gerekiyorsa bekle, gitmen gerekiyorsa git, çabalaman çalışman gerekiyorsa çabala, çalış; bırakman gerekiyorsa bırak…

Yeter ki inan, bulduğunu hissettiysen doğrudur. Sen kendine inansan yeter.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir