İlişkide “Kaçıngan” davranan bireyi anlamak

Yeni birisiyle tanıştığınızda, kaçıngan stile sahip olması %25 gibi bir orana denk geliyor. Yani yeni birisiyle bir ilişkiye başladığınızda size kaçınganların denk gelmesi daha muhtemel! Peki, kaçıngan davranan insanların yaygın olarak düşünceleri, duyguları ve davranışları nasıl? Flört ettiğiniz kişinin ya da kendinizin kaçıngan bağlanma stiline sahip olduğunu gösterebilecek ipuçları neler? Haydi inceleyelim.

Yaygın Kaçıngan Düşünceler, Duygular ve Davranışlar

Düşünceler:

  • Ya hep ya hiç: Benim için uygun olmadığını biliyordum, işte belli oldu!
  • Genellemek: Yakın ilişki kurmaya uygun biri olmadığını- olmadığımı biliyordum.
  • Hayatımı ele geçirmeye çalışıyor, buna gelemem!
  • Her şeyi onun istediğini gibi yapmamı istiyor, bu bedel çok fazla.
  • Buradan çıkmalıyım, boğulmuş hissediyorum, çok üzerime geliyor.
  • Eğer “doğru kişi” olsaydı zaten bunlar olmazdı.
  • Ben onunla (hayalet eski sevgili) birlikteyken böyle şeyler olmazdı.
  • Kötü niyet: Beni sinir etmeye çalıştığı çok açık…
  • Elimi kolumu bağlamak istiyor, gerçek sevgi bu değil.
  • Başkalarıyla cinsel ilişki kurduğunu hayal etmek.
  • Tek başıma çok daha iyiyim.
  • O kadar muhtaç ki, ona acıyorum. Saplantılı resmen bazen beni korkutuyor.

Davranışlar:

  • Fiziksel ve duygusal bağlantıyı en aza indirirler. Genellikle partnerlerini küçümseyici bir tutum içerisine girerler. Eleştiren şeyler söylerler. Zihinsel ya da fiziksel olarak ortamı terk ederler. Partnerlerini dinlemeyi bırakırlar veya onu yok sayarlar.

Duygular:

Bu kişiler genellikle huzursuz, öfkeli, alıngan, saldırgan, soğuk, gergin, kibirli olurlar. Kendilerini oyuna getirilmiş, onlardan yararlanmak isteyen insanların arasında kalmış hissederler. Fazlasıyla şüphecidirler. Kendilerini beğenmişlerdir ve aşağılayıcı konuşmaları çok fazla görünür.

  • Karmaşık mesajlar veriyor- Özellikle size karşı hisleri ve size bağlılığı konusunda.
  • İdeal bir ilişkiye özlem duyuyor– ama bu kişinin siz olmadığınıza dair üstü kapalı ipuçları veriyor.
  • Umutsuzca “o kişi”yle tanışmak istiyor– ama her nasılsa karşısına çıkan her insan ya da şartlarda bir sorun çıkıyor ve bağlanmak mümkün olmuyor.
  • Duygusal olarak sizin sağlığınızı umursamıyor– ve yüzleştiğinde yok saymaya devam ediyor.
  • “Fazla muhtaç”, “hassas” olduğunuzu ya da “fazla tepki verdiğinizi” iddia ediyor- duygularınıza inanmıyor, değer vermiyor ve size kendinizi sorgulatıyor.
  • Ona rahatsızlık veren şeyleri söylediğinizde yok sayıyor- tepki vermiyor ya da konuyu değiştiriyor. Çok fazla konuştuğunuzu, bu konulara fazla takıldığınızı düşünüyor.
  • Kaygılarınızı “mahkeme salonundaymış” gibi duygusuzca ele alıyor- hisleriniz onun için pek önemli değil, onları hesaba katmadan gerçekle karşılık veriyor.
  • Mesajlarınız bir türlü ulaşmıyor- iletişim kurmak için elinizden geleni yapsanız dahi ya mesajı almıyor ya da görmezden geliyor.

 

 

Bu yazı yazılırken şu kaynaklardan yararlanıldı:

Bağlanma- Amir Levine ve Rachel Heller

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir