Kaygılı ve Kaçıngan İlişki

İlişkinizde “Benim kaygılarım vardı, o ise sürekli kaçtı. Konuşabildiğimiz anlarda her şey harika ama sonra birden görüşemez olduk ne yaptığını anlamadım, konuşmamıza izin vermedi ve olamadık.” diyorsanız işte size neler olduğunu anlamanıza yarayacak bilimsel destekli bir kaç bilgi;

Bağlanma stillerimiz yakın ilişkilerimizi de derinden etkiler. Huzurlu, güven dolu, tatmin edici bir ilişki için kendimizin ve partnerimizin bağlanma stilini iyi tanımamız gerekir.

Yukarıdaki gibi bir cümle kuruyorsanız muhtemelen siz kaygılı bir tutum, partneriniz ise kaçından bir tutum sergilemişsiniz. Normalde bağlanma stiliniz bu olmasa dahi bu ilişkinizdeki tutumunuz ağırlıklı olarak böyle olmuş. Hemen kendinize yüklenmeyin. Sizi bu tutuma sokan dışsal bir çok neden olabilir. Hatta partnerinizin kaçıngan davranması kaygılarınızı daha da tetiklemiş ve kontrolünüzü kaybetmiş olabilirsiniz ya da tam tersi. Bu çok normal.

Kaygılı bağlanma stiline sahip birinin kaçından bağlanma stiline sahip birisiyle iletişiminde neler olduğuna bir bakalım:

  • Siz: Yakınlık ve samimiyet istersiniz.
  • Partneriniz: Belli bir mesafeyi duygusal ya da fiziksel olarak korumak ister. 
  • Siz: En ufak bir reddedilme işaretine karşı çok hassasınızdır.
  • Partneriniz: Çoğunlukla reddedilme olarak algılanacak karışık mesajlar gönderir. 
  • Siz: İhtiyacınızı ve sizi rahatsız eden şeyleri doğrudan ifade etmekte zorlanırsınız ve bunun yerine tepkisel davranırsınız. 
  • Partneriniz: Sizin sözlü ve sözsüz ipuçlarınızı okumakta kötüdür ve bu okumanın kendi sorumluluğu olduğunu da düşünmez. 
  • Siz: Güvenceye ve sevildiğinizi hissetmeye ihtiyaç duyarsınız. 
  • Partneriniz: Mesafe yaratmak ve böylece kendi bağlanma sistemlerini devre dışı bırakmak için sizi küçümseme eğilimine girer. 
  • Siz: İlişkideki yerinizi açıkça bilmek istersiniz. 
  • Partneriniz: İşleri bulanık bırakmayı tercih eder. İlişki ciddi olsa bile bazı sorular yanıtsız kalır. (*)

Bu döngü karşısında kaygılı olan kişi kontrolü tamamen kaybeder ve dürtüsel davranmaya başlar. Kendini onun için değersiz, önemsiz hisseder ve bu algıyla davranışları şekillenir. Zaten bir şeylerin ters gitmesine aşırı duyarlı olan bu kişi bir anda neler olduğunu anlama dürtüsüyle hareket etmeye başlar.

Kaçıngan davranan kişininse zihninde zaten genellemeler mevcuttur ve karşı tarafın bu tavırları onun boğuluyor gibi hissetmesine yol açar. Zihninde “Zaten birbirimize uymuyoruz, böyle olacağını biliyordum, beni değiştirmeye çalışıyor, bana bağımlı…” gibi düşünceler hızla çoğalır. Bu gibi genellemelere zaten hazır olan bu kişi için bu düşüncelerin çoğalması ve kendini haklı görerek her şeyden kaçması çok olası bir durumdur.

Eğer bağlanma stillerinizin normalde tam olarak bu olmadığını ama bu ilişkinizde iletişim eksikliğinden ya da başka sebepten birbirinizi yanlış anladığınızı ve bu tutuma girdiğinizi düşünüyorsanız ,

-Yani örneğin; ilişki içerisinde gayet iyi ve güvenlisiniz ama en başında kendinizi yeteri kadar rahat ve güvende hissedemediniz, her şey çok belirsizdi –

yarım bırakmayın derim. Belki bir fırsat ve şans vermek, her anlamda hem kendinizi hem de partnerinizi daha iyi tanımanıza ve ilişkinizin nasıl olacağını görmenize yarayabilir.

Ama olmuyorsa da olmuyordur. İlişkiler iki kişilik ve önemli olan her iki tarafında buna niyet etmesidir. Siz elinizden geleni yaptıysanız artık gelecek ilişkileriniz için çok daha deneyimlisiniz. 😉

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için, “Bağlanma~ Amir Levine ve Rachel Heller” kitabını okuyabilirsiniz.

 

 

 

Yararlanılan kaynaklar:

Bağlanma- Amir Levine ve Rachel Heller

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir