Tamamiyle seninle alakalı bir durum değil

Hepimiz günlük hayatlarımızda en çok birilerinin ne düşündüğü veya ne düşüneceğiyle ilgileniyoruz. Kafamızda geçmiş deneyimlerimizin, gözlemlediklerimizin, kültürümüzün, sosyal çevremizin etkisiyle belli kalıplarımız var ve her olay o şekilde ilerlemeli gibi bir tavra bürünüyoruz. Oysa herkes düşünmek istediğini düşünüyor, anlamak istediğini anlıyor, herkes her şeyi kendi zeminine göre yorumluyor. Bunun bizimle hiç bir alakası yok.  E haliyle suçlu, değersiz hissetmeye de gerek yok. Sana zarar vermediği sürece bırak belli bir kalıpta değil de bu kez de farklı ilerlesin. Kendi yolunu oluştursun. Akışın önüne durma.

İstemediğin bir durum oldu diye “Neden?” diye sorgulamana, anlam aramana, illa bir suçlu bulmana da gerek yok. O seni yanlış anladı diye suçlu değilsin. Sen onun o yanlış anladığı veya anlamadığı kişi de değilsin. O an öyle gerekiyormuş, öyle yapmışsın. İçinden o gelmiş, ona hazırmışsın. Belki korkmuşsun, tepki verememişsin ya da anlayamamışsın o an o durumu, cevabını sen gibi verememişsin. Belki çok yoğun duygular içindeymişsin, mantıksız davranmışsın.

O yüzden önce kabullen. Karşındaki seni anlamak zorunda değil.  Sen gibi düşünmek zorunda değil. Seni, senin anlattığın gibi anlamak zorunda da değil.

Senin hakkında herkes iyi veya kötü her şeyi düşünebilir. Bu onların bakış açısı, onların içinin yansıması. Elbette etkin var ama bu tamamiyle seninle alakalı bir durum değil.

Sen kendini tanıyor musun, biliyor musun? Kendinden emin misin? O zaman tamam. Eğer görmek isterlerse, fırsatın olduğunda neyin ne olduğunu gösterirsin zaten ama görmek istemiyorlarsa yapacak bir şey yok. Eğer ki görmek istemiyorsa sen ne yaparsan yap boş.

Unutma, herkes durumları kendi zeminine göre algılar ve yorumlar!

Bir Cevap Yazın