Yazılarım

Çocuğum ders çalışmak istemiyor.!

ders-muruvvet-adali-uygun

Günümüzde ailelerin en çok şikayet ettikleri şeylerden birisi çocuklarının derse karşı dikkat ve motivasyonlarının yeterli düzeyde olmaması ve bu eksiklikten kaynaklanan öğrenci başarısızlığı. Eğitim sistemi, yaşam koşulları gibi bir çok faktörün etkisiyle çocukların omuzlarına daha fazla yük binmiş durumda. Çocuklar daha oyun oynama heyecanı içerisindeyken bir an da oyun yerine çok daha fazla ders çalışmak zorunda kalıyorlar. Destek almalı, bol bol test çözmeli, deneme sınavlarında hiç yanlışı olmamalı, bol bol kitap okumalı.. E tabi en sonunda bu yoğun tempoya direnen çocuklarla aileler arasında da gergin bir ortam oluşuyor. Aileler, çocuklarının iyi bir gelecek kurmaları, rahat bir yaşam sürmeleri için endişelenmekteler ve bu endişelerinde çok haklılar. Yalnız bu durumu bir krize dönüştürmemek gerekiyor. Öncelikle kabul edilmeli ki o daha oyun çocuğu. Hayata sizin baktığınız pencereden bakmasını bekleyemezsiniz. O sizin gibi kendi geleceği hakkında endişelenemez. Çünkü ne para kazanmanın zorluğunun, öneminin farkında ne de paranın, etiketin gündelik hayattaki yerinin. İlerde nasıl evleneceğini, evini nasıl geçindireceğini düşünmüyor o daha. Bunları siz ona zamanla küçük küçük işleyerek öğretiyorsunuz.

Gelelim bu sorunla nasıl başa çıkılabileceğine. Öğrenmenin sağlanabilmesi için motivasyon önemli bir bileşen. Motivasyon, bireylerin öğrendikleri konuya karşı dikkat düzeylerini etkiliyor. Motivasyonu düşük olan öğrenci
öğrenmeye hazır değil demektir. Öğrenci, öğrenme ortamına yeterince odaklanamaz ve öğretilen konuyu anlamakta sıkıntı çeker. Yani öncelikle motivasyonu yüksek tutmak gerekiyor. Motivasyonu yüksek olan öğrenciler de bazen dikkat problemi yaşayabilirler. Çünkü eğitim ve öğretim sırasında her bireyin belli bir dikkat düzeyi vardır. Ancak her gün tekrarlanan eğitim ve öğretim sırasında öğrencilerin bu dikkat düzeyleri normalin altına düşmektedir. Araştırmalarda, dikkat eksikliği yaşayan öğrencilerin bu probleminin ilköğretim 3-4. sınıfa kadar çok fark edilmediği beşinci sınıftan itibaren konuların zorlaşmasıyla birlikte bu sorunun daha fazla gözlendiği görülmüştür.

Başarının artırılması için öğrencilerin tüm duyularıyla derse katılmalarını sağlamak gerekiyor. Bir öğrenci ne kadar çok duyu organı ile öğrenme-öğretme sürecine katılırsa öğrenmeler o kadar etkili ve kalıcı olabilir. Bu nedenle kalıcı öğrenmeler, daha çok yaparak, yaşayarak gerçekleşir. Bir Kızılderili atasözü der ki: “Anlatırsan, unutabilirim; gösterirsen, anımsayabilirim; beni işin içine katarsan asla unutmam, öğrenirim.”

Çocuklarınızı anlayın ve onların dilinden konuşarak ders çalışmayı bir oyun gibi eğlenceli hale getirin. Şu an kriz yaşayarak harcadığınız zamandan fazlasını harcamayacaksınız emin olun. Hem bu sayede aranızdaki iletişim de güçlenmiş olacak.

Yararlanılan Kaynaklar:

(Makale; Fatma Torun,Hacı Duran; Çocuk hakları öğretiminde oyun yönteminin başarıya,kalıcılığa ve tutuma etkisi;Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi;2014;7,16)

Bir cevap yazın